Ağrı Dağı’na niçin ARARAT ismi verildi

Merhaba sayın izleyiciler

Bu sohbetimizde Ağrı Dağına niçin Ararat ismi verildiğinden bahsedeceğiz.

Burada çok önemli bir konuya değineceğiz. Bir yanlışı düzelteceğiz. Bu videoyu izleyen belki herkes bundan sonra Tufan’daki geminin Ağrı dağına inmediğine kanaat getirecektir.

Devamı olan diğer bir videoda da Ağrı Dağı eteklerindeki gemiye benzeyen oluşumdan bahsedeceğiz.

Ağrı dağının nasıl oluştuğu hakkında kısaca bilgi verelim.

Ağrı Dağı görenin hayran kaldığı dairesel bir taban üzerine oturmuş yüksek bir volkan konisidir. Volkanik bir dağdır. Bu görkemli dağ ilk kez 25 milyon yıl önce başlayan volkan patlamaları ile oluşmaya başlamıştır. Farklı zamanlardaki patlamalar sonucu oluşan lavlar kısa sürede katılaşarak dağ tabaka tabaka yükselmiştir. Dağın çevresinde daha küçük volkanik dağlar da vardır.  

Burada konu dışına çıkıp Ağrı dağı hakkında kısa bir bilgi vereceğim. Belki araştırmacıların işine yarar. Kutup buzullarındaki hemen bütün taşlar meteordur.

Yüksek dağlardaki buzulların içinde de nice meteorlar vardır. Ağrı dağının zirvesindeki buzullara da oluşumundan bugüne kadar geçen milyonlarca yıl içinde küçüklü büyüklü belki yüzlerce meteor düşmüştür. Buzulların içinde ve alt kısmında meteorlar bulunabilir.

    Konumuza dönelim

 Ağrı Dağının ismi nereden geliyor

 Meşhur kişilerin çok ismi olduğu gibi Ağrı Dağı’nın da birçok ismi vardır. Selçuklularda Eğridağ, eski Türkçede ise dağa Acı Dağ ismi verilmiştir. Dağın Kürtçe adı ise “Ateşli Dağ” manasındadır. Eğri dağ zamanla Ağrı dağı olarak değişmiş olabilir. Peki, dağa acı dağ, ateşli dağ isimleri niçin verildi.

Uzak geçmişte Ağrı Dağı’nın aktif olduğu bilinmektedir. Dağın son volkanik patlaması 1840 yılında gerçekleşti. Şiddetli volkanik patlamalar sonucu lav akıntıları, heyelanlar ve toprak kaymaları meydana geldi. Oluşan 7,4 şiddetindeki yıkıcı bir deprem sonucu Ahura köyü tamamen yıkılıp yok oldu. Yaklaşık 2.900 kişi hayatını kaybetti.

Dağ oluştuğu ilk günden beri binlerce kez aktif hale gelmiş, çok yıkıcı depremler vuku bulmuş olabilir. Volkanlardan çıkan kükürtlü gazlar çok acıdır. Patlamalardan sonra oluşan magma asidik olduğu için yukarıdan gelen sular asidikti, yani acıydı. Dağa acı dağ, ateşli dağ denmesinin elbette bir sebebi vardır.

Hazreti Âdem’den beri bir milyon yıldan fazla bir zaman içinde tarihten silinen nice kavimler Ağrı Dağı’na hiç işitmediğimiz yüzlerce belki binlerce farklı isim vermiştir.

Peki, Ağrı Dağına niçin Ararat ismi verildi?

 Orta çağ rahipleri, eski İbranice dilinde yazılmış Kutsal kitapta geçen, yalnız üç sessiz harften oluşan “RRT” kelimesinin harflerine birer sesli a harfi ekleyerek Ararat olarak Avrupa dillerine tercüme etmişlerdir. Böylece Ararat kelimesi tarihe geçmiştir. Orta çağdan önce Avrupa dillerinde Ararat diye bir kelime yoktu.

Kutsal kitapta geçen RRT’nin üç manasından birisi de Tufan’da gemisinin oturduğu dağdır. Kutsal kitap geminin indiği o dağın hangi dağ olduğunu bildirmiyor. Sadece bir dağa indiğini bildiriyor. Kutsal kitap geminin Ararat’a indiğini kesinlikle bildirmiyor. Yüzden fazla hemen bütün kültürlerde geminin bir dağa indiği vardır. O dağa isim vermişler ama o isimle o ülkede bugün öyle bir dağ yoktur. Rahiplerin yanlış tercümeleri ile Ararat kelimesi türemiştir. 

Bölgede uzun yıllar Urartu kazı çalışmalarını yöneten Prof. Dr. Veli Sevin hoca konu hakkında diyor ki; “RRT Ararat demek değildir, yapılan tercüme doğru değildir.  RRT’nin manasının Ararat değil, Urartu olması gerekir. RRT, MÖ 9 ile 7. yüzyılları arasında Aras ve Dicle arasında hüküm süren Urartu krallığının İbranicedeki adıdır.” Hoca böyle diyor.

Biz de Ararat kelimesinin kutsal kitaptaki RRT harflerinden türetildiği fikrine katılıyoruz. Fakat burada konu hakkında çok önemli bir ayrıntıya temas etmek istiyorum. Hoca Ararat kelimesinin Urartu’dan geldiğini söylüyor. Her ne kadar bunu söyleyen hoca Urartular hakkında uzman bir profesör olsa da bu doğru olmayabilir.

Kanaatimce Urartu krallığının İbranicedeki adı RRT değildir. Bu sessiz harflere sesli harfler eklenerek değil Ararat veya Urartu pek çok kelime üretilir. RRT harflerinin Urartu devleti ile belki hiçbir ilgisi yoktur. Çünkü Tevrat günümüzden yaklaşık 4500 yıl önce indi. Zebur ise 3500 yıl önce indi. Urartu devleti Tevrat indikten 3500 yıl, Zebur indikten 2500 yıl sonra kuruldu.

Bu iki kitap indiğinde, yani hazreti Musa ve hazreti Davud ve hazreti Süleyman aleyhimüsselâm zamanında Urartu diye bir devlet yoktu. Kutsal kitabın Urartu krallığından bahsetmesi mümkün değildir. Ne Kutsal kitabın ne de Urartu zamanında yaşayan İsrailoğullarının Urartu krallığına RRT ismini verdiği doğru olamaz.

Elbette Ararat, RRT’nin batı dillerine yanlış tercüme edilmiş halidir. Ağrı Dağı ile hiçbir ilgisi yoktur. Yaklaşık bin sene önceki kayıtlarda Ağrı Dağına Ararat dendiği ve geminin Ağrı Dağı’nda olduğu hakkında hiçbir bilgiye rastlanmamıştır.

Ağrı Dağı’nın bugünkü Latincesi olan Ararat, yüzyıllar önce hiçbir dağın veya devletin ismi değildi. Geçmişte Ağrı Dağı’nın adı Ararat değildi. Ararat diye bir dağ yoktu. Ararat kelimesi yanlış tercümenin eseridir.

Kuranı kerim geminin Cudiye indiğini bildiriyor. Tefsirlere göre Cudi bereketli, biraz yüksekçe bir yerdir. Dağ değildir. Arapçada dağa cebel denir. Cudi dağına niçin cudi denilmiş olabileceğini daha önce ifade ettik. 2000 yıl önce Cudi dağının adı Cudi değildi. Cudi diye bir dağ yoktu. Kutsal kitap da manası bilinmeyen RRT ile geminin yüksekçe ve bereketli bir yere indiğini bildirmiş olabilir.

Kuranı kerimde bulunan bir konudan Kutsal kitap da bahsediyorsa ikisinin de manasının kesinlikle aynı olması şarttır. Yoksa Kutsal kitaptaki o kısım kesinlikle değişime uğramıştır. Kutsal kitap geminin RRT isimli dağa indiğini bildiriyor. Eğer kitabın o kısmında bir değişim olmamışsa RRT harfleri ile geminin bugün nerede olduğu bilinmeyen yüksekçe ve bereketli bir yere indiğini bildirmiştir.

Tufan zamanında geminin indiği yerin tabii ki bir ismi vardı. Hazreti Adem’den 40.000 yıl sonrasıydı. Tufan’dan önce dünyada belki yüz milyardan fazla insan yaşıyordu. Buna şaşırmayınız. Hazreti Âdem 40.000 torununu gördü. Yıkıcı savaşlar olmadıysa 40.000 kişinin, 40.000 yıl sonraki nüfusu ne olurdu.

Her ailenin sadece iki çocuğu olsaydı Tufan’da nüfus yüzlerce milyara ulaşırdı. Tufan’dan önceki nüfus hakkında çok önemli bir konu daha vardır. O zamanki insanların ömrü bin yıl civarındaydı. Günümüzden bin yıl öncesinden beri doğanların yüzde 80 kadarı hayatta olsaydı bugün dünya nüfusu yüzlerce milyara ulaşmıştı.

Çok önemli bir konu da şudur. Tufan’dan sonra bütün dünyada suların altında kalan kıyı bölgelerinin yüzölçümü 20 milyon km2 olabilir. Nüfus yoğunluğu Beylikdüzü gibi 10.000 kişi olsa dünyada karalarda değil, sadece şimdi sular altında kalan yerlerde 200 milyar insan yaşıyordu. Bu dünya bir trilyon insanı da besler, ama birtakım sebeplerle aç, susuz, tarımsız, topraksız, ormansız, süt veren hayvansız, boşanma teşviki ile anasız, babasız bırakılabilir. Biz demiyoruz, diyorlar efendim.

Özetle, kutsal kitap geminin Ağrı dağına indiğini asla bildirmiyor. Geminin Ağrı Dağına indiğini, yüzlerce yıl önce kutsal kitaptan yapılan yanlış tercümelerle hazırlanan yalnız İncil bildiriyor. Kafalarında tasarladıkları fikre uyması için defalarda değiştirilen İncil dışında, geminin Ağrı Dağına indiğini bildiren hiçbir kaynak yoktur.

Bir Hristiyan bilim insanı diyor ki “İncil’de binlerce hata vardır, fakat o yine kutsal kitaptır.” Bilim insanısın. Peki, o binlerce hatadan biri geminin Ağrı dağına indiği değil mi?

Elbette geminin Ağrı dağında olmadığını artık hemen bütün Hristiyan bilim insanları biliyor.  Peki, niçin geminin Ağrı dağında olduğunu ısrarla söylüyorsunuz. Çünkü mesele gemi değildir, mesele çok yönlü siyaset ve dindir.

Teknoloji gelişince ele geçecek kaynaklarla buna şahit olacağız. Gemideki kaynaklarla milyonlarca bilgiye ulaşılacaktır. O gemi bir ibret olarak içindekilerle birlikte hiç bozulmadan ilahi bir koruma ile saklanıyor. Tufan’dan önce Ağrı Dağı’na verilen isim de elbette mevcuttur.

   Azizim, yalnız Ağrı değil, Süphan Dağı da muhteşem bir dağdır.

   İki cihan seadeti dileklerimle,

   Geriye verilmedik ne kaldı ki

Bir cevap yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.